Erkin Öncan


Гео и язык канала: Турция, Турецкий
Категория: Новости и СМИ


gazeteci | çatışma bölgeleri ve toplumsal hareketler
Kişisel kanal: @erkinoncan
X: x.com/erknoncn
youtube: https://www.youtube.com/@erknoncn

Связанные каналы  |  Похожие каналы

Гео и язык канала
Турция, Турецкий
Категория
Новости и СМИ
Статистика
Фильтр публикаций


İsrail'in Azerbaycan'da kurduğu ilk silah fabrikası çalışmaya başladı.

Daha önce Kalaşnikof üretilen fabrikada artık NATO standartlarında tüfek üretilecek...

Nasıl mı? ⬇️

https://ideo.org.tr/kose-yazilari/azerbaycanda-israil-silah-fabrikasi-acildi-nato-standartlarinda-tufek-uretilecek-2/


Rusya’da büyük bir askeri tema ve kültür parkı var.

Tam adı, Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri Merkezi Askeri-Vatanseverlik Kültür ve Dinlenme Parkı “Patriot” (ФГАУ «Центральный военно-патриотический парк культуры и отдыха Вооруженных Сил Российской Федерации «Патриот»»).

Rusya Savunma Bakanlığı’nın himayesindeki bu park, Rus devletinin Sovyet sonrası dönemde askeri-vatanseverlik politikasını kurumsallaştırdığı önemli merkezlerden biri.

İşte bu parkta rüşvet skandalları bitmek bilmiyor. Son olarak, parkın son müdürü de, rüşvet şüphesiyle soruşturuluyor. Kendisi ev hapsinde.

Peki neler oluyor, Vatanseverlik parkında rüşvet skandalları neden bitmiyor?

Okumak için: https://erknoncn.substack.com/p/rusyada-vatanseverlik-parkn-soyan


Репост из: Çağla Üren
Rusya'daki lab kazası ve "veba salgını" olayına da bi değinelim. İddiaların izini kökenine kadar sürdüm, neden bu kadar belirsiz ve endişe verici hale geldiğini özetleyen kronolojik zincir:

📌 Olaylar Sibirya'daki İrkutsk Oblastı'nda geçiyor. 28 yaşındaki Darya Şipilova, 1 Ekim gecesi ağır zatürre tablosuyla hastanede hayatını kaybediyor. Şipilova bölgedeki Veba ile Mücadele Enstitüsü'nde teknisyen.

📌 Şipilova ölmeden hemen önce Şelehov Bölge Hastanesi'nin bazı yataklı bölümlerinde hasta kabulü ve taburcu işlemleri durduruluyor. Hastanenin yataklı bölümü karantinaya alınıyor.

📌 2 Ekim'de İrkutsklu gazeteci Pavel Stepanov, bir haber yapıyor. Habere göre 25 Eylül'de Şipilova'nın pnömonik veba etkenini içeren bir tüpü kırmış. Şipilova tüpü kırdıktan sonra bunu saklamayı seçerek bildirmemiş ve ardından rahatsızlanmış. Lab kazası iddiasının kökeni işte bu haber. Stepanov enstitüde 200 kişinin karantinaya alındığını yazıyor.

📌 Yine 2 Ekim'de İrkutsk Bölge Valisi Igor Kobzev olağanüstü bir bölgesel sıhhi-epidemiyolojik komisyon toplantısı düzenliyor. Kobzev, "Toplantının nedeni, bölgede yaşayan bir kişide özellikle tehlikeli bir enfeksiyon hastalığı şüphesi bulunduğuna ilişkin bilgiydi," diyor. Kobzev, temaslıların tespit edildiğini, tıbbi gözleme alındığını ve o sırada hiçbirinde hastalık belirtisi bulunmadığını söylüyor ve"veba" kelimesini kullanmıyor.

📌 3 Ekim sabahı Baykalsk kent yönetiminin Telegram hesabı halka Şelehov bölgesine seyahat etmekten kaçınma çağrısında bulunuyor. Ancak mesaj daha sorna siliniyor.

📌 4 Ekim'de yerel gazete Lyudi Baikala, İrkutsk'taki birkaç hastanede de 3 haftalık karantina uygulandığını bildiriyor: 1, 3 ve 10 numaralı şehir hastaneleri ile Ivano-Matreninskaya Çocuk Hastanesi ve bir doğum hastanesi bunlar arasında. Ancak hastanelerden gelen açıklamalar tutarlı değil. Bazıları karantinayı doğrularken, bazıları reddediyor. Bazıları ise önlemlerin kent genelindeki sağlık kurumları için geçerli olduğunu söylüyor.

Şelehov'daki İrkutsk Alüminyum Fabrikası da çalışanlar için maske zorunluluğu getiriyot. Fabrika müdürü Artyom Fominykh bunu ihtiyati tedbir olarak açıklıyor.

📌 Bu arada teoriler alıp başını gidiyor. Bir teori genç kadının Tayland'a gittiği ve sonra hastalandığı yönünde. Diğer teori Rusya'ya bağlı Buryatya'ya gittiği yönünde. Buryatya bu iddiayı yalanladı ve ülkede doğal veba etkeni olmadığını söyledi.

📌 Sonunda Rus federal sağlık kurumu, açıklama yapıyor ve kadının ölümünden sonra yapılan incelemelerde kadından alınan örneklerde "mesleki faaliyetiyle ilişkili mikroorganizmaların" bulunmadığını söylüyor. Kurum ayrıca söz konusu enstitüde patojenlerle çalışılırken herhangi bir kaza tespit edilmediğini açıklıyor.

Resmi ölüm nedeni "sebebi bilinmeyen zatürre".

📌 Dolayısıyla insanlar "bir zatürre için bu kadar tantana neden? Orada başka bir şey oldu" diye düşünmeye başlıyor. Belki de kadın lab çalışanı olduğu için doğal olarak işi sıkı tuttular veya belki de gerçekten bir kaza söz konusu. Her halükarda berbat bir iletişimsizlik ve şeffaflık eksiği.


Репост из: Çağla Üren
Nobel Fizik Ödülü, hayalet parçacıklar, yani nötrinolara gitti. Nötrinolar fizikte en sevdiğim konu. Her saniye vücudumuzdan trilyonlarca nötrino geçip gidiyor. Farkında değiliz ama evrene dair elimizdeki en önemli gazeteciler onlar.

Francis Halzen'e ödül getiren fikir çılgınca: Evreni görmek için gökyüzüne değil, yerin kilometrelerce altına bakmak.

📌 Nötrinolar evrendeki en bol temel parçacıklardan. Elektrik yükleri yok, kütleleri son derece küçük ve diğer maddelerle çok zayıf etkileşiyorlar. Ama çok önemliler.

Uzayda yıldız patlamaları, karadelikler vs gibi çok ekstrem mekanlar var biliyorsunuz. Bu mekanlar parçacıkları inanılmaz hızlandırıp sağa sola fırlatıyor. Ama mesela ışık parçacıkları, kozmik ışınlar vs hep yüklü şeyler. Yani uzayda yol alırken manyetizmadan etkileniyor, etkileşime giriyor, çarpıp yön değiştiriyor, bükülüyorlar. Bu yüzden bu parçacıkların izini sürüp evrenin uzak köşelerindeki kesin kökenlerini belirlemek zor.

Nötrinolar ise yüksüz. Gezegenler onlar için adeta saydam. Öylece geçip gidiyorlar, kendi yollarını izlemeyi sürdürüyorlar. Bir nötrinoyu yakalasak nereden geldiğini hesaplayıp evrenin kıyı köşesindeki kara deliği bulabiliriz.

Ama bu nötrinoları nasıl göreceğiz ki? Belki de yukarı değil aşağı bakmak gerek. Burada Halzen'e geliyoruz.

📌 Nötrinoları görünmez uçaklar gibi hayal edin. Arkalarında görünür bir duman bırakıyor olsunlar. Bu dumana Cherenkov ışıması deniyor.

Çook yüksek enerjili nötrinolar nadiren de olsa etkileşime girer. Arkalarında "müon" gibi elektrik yüklü ikincil parçacıklar oluşur. Bu parçacık buzun içinde hareket ederken "Cherenkov ışıması" adı verilen karakteristik, çoğunlukla mavi bir ışık parlaması yaratır.

📌 Bilim insanları okyanusun derinlerinde veya çook devasa bir su tankıyla bu izi yakalayabileceğini düşündü. Halzen çıktı dedi ki "neden kutup buzlarını kullanmayalım? Kutup buzlarının derinlerinde saydam buzlar var. Buralara kuyular açıp sensör yerleştirebiliriz."

📌 İşte bu yol, Antarktika'daki IceCube Gözlemevi'nin kuruluşuyla sonuçlandı. Bugün IceCube'da, Antarktika'daki bir buz alanında 86 dikey hat üzerinde 5 bin 160 dijital optik sensör var. Sensörler 1.450 ila 2 bin 450 metre derinlikte. Dedektörün toplam hacmi de yaklaşık 1 kilometreküp.

Yani yaklaşık bir milyar ton buz, fiilen bu bilimsel cihazın bir parçası.

📌 2013'te buradaki ilk yüksek enerjili nötrino adayları tespit edildi.

Sonra 2017'de çok yüksek enerjili bir nötrino yakalandı.Sistem hemen dünyanın dört bir yanındaki gözlemevlerine nötrinonun geldiği yönü gönderdi ve teleskoplar o bölgeye çevrildi. Orada yaklaşık 4 milyar ışık yılı uzaklıkta, merkezinde süper kütleli kara delik bulunan aktif bir galaksinin Dünya'ya doğru fırlatılmış plazma jeti görüldü.

Bilim insanları artık sadece nötrinoları tespit etmekle kalmıyor, bazı yüksek enerjili nötrinoların kaynağını gökyüzünde gösterebiliyordu.

📌 Bu yeni bir astronomi türüydü.

2023'te ekip, 10 yıllık verideki yaklaşık 60 bin nötrinoyu analiz ederek Samanyolu'nun galaktik düzleminden gelen yüksek enerjili nötrino emisyonunu tespit etti. Ortaya bir anlamda Samanyolu'nun ışıkla değil, nötrinolarla çekilmiş ilk görüntüsü çıktı.

Nobel bugün işte bu hikayeye gitti.


Adı 'resmen' konmayan Türkiye-Azerbaycan geriliminde yeni perde.

Azerbaycan APA ajansı, "Önce kendinize bakın" dercesine Türkiye-İsrail ticaretine dair kapsamlı bir araştırma yayınladı ancak daha sonra sildi.

Peki bu araştırmada neler vardı?

En çarpıcı kısımlarını özetledim, abonelere özel:

https://x.com/erknoncn/status/2107538056320627087


Репост из: Çağla Üren
Başakşehir'deki okul saldırganı bu kez bir kız öğrenci. Son yıllarda, daha önce Eskişehir saldırganından etkilendiğini de yazdığım ABD'li okul saldırhanı Natalie Rupnow burada bir kırılma yarattı. Özellikle şiddet altkültürü TCC'nin tipik takipçileri arasında genç kızların büyük yer kapladığı konuşuluyor. Kavram karmaşasına girmeden bu meseleyi biraz açalım:

🚩 Oranlar veri setlerine göre değişiyor ama okul saldırganlarının yüzde 2 ila 4'ünün kızlardan oluştuğu biliniyor. Yalnız bu şiddet kültürünün parçası olmak için mutlaka fail olmak gerekmediğini de unutmayalım.

🚩 2024'te ABD'deki Hristiyan okulu Abundant Life Christian School'da bir öğretmen ile bir öğrenciyi öldüren, altı kişiyi de yaralayan kız öğrenci Rupnow önemli bir vaka.

Ay 2024'te ABD'deki Hristiyan okulu Abundant Life Christian School'da bir öğretmen ile bir öğrenciyi öldüren, altı kişiyi de yaralayan kız öğrenci Rupnow önemli bir vakat. rısına özellikle değindim çünkü Türkiye'nin artık bu kültürü ithal eden bir ülke olmaktan çıktığını gösteriyordu. Bu çocuk bir Telegram grubu kurmuştu ve dünya çapında onu örnek alan 5 saldırgan daha o gruptan çıktı. Bu kişiler arasında Rupnow da var.

Rupnow kendi yaptığı saldırıdan sonra bir kız çocuğu olarak yeni bir "idol" haline de geldi. Hata kısa süre sonra ABD'de 4 kız saldırı hazırlığındayken yakalandı.

🚩 Rupnow'un da ilişkilendirildiği bir altkültür var: Gerçek suç topluluğu diyorlar kendilerine, kısaltması TCC. Karakteristik davranışları şöyle:

Saldırganların fotoğraflarından editler yapmak, profil fotoğrafı veya kullanıcı adında saldırganlara referans vermek, onları sıralamak ve birbirleriyle kıyaslamak, öldürdükleri insan sayısını bir tür “puan” gibi değerlendirmek, saldırganların kullandığı kıyafet/simge/jestleri tekrarlamak ve bazı uç topluluklarda yeni saldırıları teşvik etmek.

Bu topluluk içinden apolitikler de çıkıyor, kızlar da, erkekler de, ırkçılar da, inceller de. Asıl öncü olarak ise 1999'da ABD'deki Columbine saldırısını örnek alıyorlar. Columbiners denen bir altkültürden evrildiler.

🚩 Biz hep incel bağlamında ele aldık ama bu kadar karakteristik değil mesele. Pek çok irili ufaklı grup ve hatta örgüt var. Önceki dosya ve paylaşımlarımda bahsetmeye çalıştım hepsinden. TCC ise çok daha geçirken. Mesela bir araştırmacı diyor ki: "TCC için bir stereotip hayal etsem bir ergen kız hayal ederdim."

Çünkü bu kızlar bu altkültür ortamlarında saldırganları romantik açıdan da övüyor, o bağlamda editler filan yapıyor.

🚩Öfkeli genç erkeğe "alışığız". Peki bu kızların derdi ne olabilir? CNN, TCC üyesi bir grup kızla görüşmüştü. Bazıları zorbalığa uğradığını, yalnız hissettiğini veya depresif olduğunu ve topluluğun kendilerine bir aidiyet duygusu sağladığını anlatmıştı. Romantizasyon, aidiyet arayışı ve saldırganlarla özdeşleşme en önemli noktalar.

🚩 Önemli bir not: Başakşehir saldırısının ayrıntılarını bilmiyoruz. Soruşturmacılar kızın motivasyonuna dair ne bulacak? Bu soru önemli. Mesela neden kendi okulunda yapmak yerine başka bir okulun formasını giyerek bu saldırıyı yaptı? Orada kişisel tanışıklıkları mı var? Yoksa imamhatip diye mi? (Rupnow'un okulu Hristiyan okuluydu mesela). Şimdilik bunları bilmiyoruz. Yayın yasağı olduğu için herkes beklemede. İlerleyen günlerde öğreneceğiz.

Konuyla ilgili haberimiz:

https://tr.euronews.com/2026/10/06/basaksehir-saldirisinin-faili-kiz-ogrenci-okul-saldirilarilarinda-kizlarin-konumu-ne


Büyük olay...

Alman istihbaratı teşkilatı BND’nin eski Başkanı August Hanning gözaltına alındı. Devlet aleyhine casusluk, devlet sırlarını araştırma, vatana ihanete teşebbüs ve istihbarat ajanlığıyla suçlanıyor.

Neler biliniyor?

Okumak için: https://erknoncn.substack.com/p/alman-istihbaratnda-tarihi-skandal


'Mekke Savunma İttifakı' toplantısından 'askeri kuvvet kararı:

"Komite, ortak savunma taahhütlerinin uygulamaya geçirilmesine derhal başlanmasına, mutabık kalınan askeri kuvvet ve kabiliyetlerin sağlanması ve bunların Suudi Arabistan Krallığı'na hızla konuşlandırılmasının güvence altına alınması için gerekli tedbirlerin alınmasına karar vermiştir.

Bu adımlar, onaylanmış düzenlemeler ve taraf ülkelerin ulusal mevzuatları doğrultusunda atılacak; böylece hazırlık düzeyi, askeri entegrasyon ve tehditlerle mücadele ve karşı koyma konusundaki ortak kapasite güçlendirilecektir."

ÖNEMLİ NOT: Açıklamada, hangi askeri kabiliyetlerin nasıl sağlanacağına ilişkin bir veri yok.

Yani "Türkiye yalnızca askeri teknoloji ve ekipman mı sağlayacak, yoksa asker/askeri uzman vs. de gönderecek mi?" sorusu 'resmen' hala yanıtsız.


ABD’nin yeni bir Güney Kıbrıs Büyükelçisi var: John Breslow.

Bu ay (Eylül) göreve başlayan Breslow, ayağının tozuyla ilk röportajını verdi ve ‘çok samimi’ açıklamalarda bulundu.

"Daha çok ABD savaş gemisi, daha çok tatbikat" diyor...

Detayları Substack sayfamda yazdım:

https://erknoncn.substack.com/p/abdnin-yeni-guney-kbrs-buyukelcisi


Eski telefon modelleriyle ve “Connecting people” (İnsanları bağlıyor/birleştiriyor) sloganıyla hatırladığımız Nokia, iletişim alanında ‘insanları bağlamaya’ devam ediyor ancak son projesiyle artık ‘üniformalı insanları’ bağlayacağa benziyor.

Öteki Avrupa için yazdım...

https://x.com/otekiavrupa/status/2107170813950448094


Fransa'da devam eden protestolarda, 15 yaşındaki bir lise öğrencisi polisin kullandığı bir el bombasının elinde patlaması sonucu elini kaybetti.

Olay, ülkenin kuzeyindeki Lens kentinde meydana geldi. Polis kaynaklarına göre öğrenci, eylemler sırasında çevik kuvvet polislerinin kullandığı 'sting-ball' tipi ses ve darbe bombasını yerden aldı. Bombanın öğrencinin elinde patlaması sonucu ağır yaralanan genç, elini kaybetti.


Aliyev Türkiye’ye mi laf soktu? Azerbaycan basını ne diyor? İran işin neresinde? Asıl ‘kavga’ nereden çıkacak?

Aliyev'in son günlerde gündemi meşgul eden konuşmasını, Türkiye'de çıkan tartışmaları, tartışmanın Azerbaycan medyasında nasıl ele alındığını ve Azerbaycan-Türkiye hattında gerilim potansiyeli taşıyabilecek noktaları Substack yazımda analiz ettim.

Okuyup abone olursanız çok sevinirim:

https://erknoncn.substack.com/p/azerbaycan-turkiye-tdt-asl-gerilimi


İDDİA: Macron sığınağa saklandı.

İddianın kaynağı video: https://x.com/LeakVault_/status/2106542919519777164

Araştırma sonucu: Emmanuel Macron'un sığınağa saklandığı iddiası gerçeği yansıtmıyor. Bu konuda sosyal medya paylaşımları dışında hiçbir veri yok.

Üstelik, videoda bahsedilen eylem de eski, Ocak 2026'dan kalma.

Nasıl mı?

1) Videonun 8. saniyesinde CR47 logosunu görüyoruz. Bu, militan eylem tarzıyla tanınan tarım sendikası Coordination Rurale 47.

2) Videodaki pankartta yer alan "On ne crèvera pas en silence!" (Sessiz ölmeyeceğiz) sloganı, sendikanın çok sayıda eyleminde kullanılıyor. Peki Ocak 2026 olduğunu nereden anlayacağız?

Öncelikle insanların kıyafetlerine bakalım. Genelinin kalın mont ve bereler giymesi önemli bir işaret.

En önemli veri ise pankartı tutan kişiler. Bu videoda pankartı tutan kişilerle, AFP'nin 8 Oca 2026 tarihinde yaptığı canlı yayında pankartı tutan kişilerin aynı olduğu kolay bir şekilde görülebiliyor.

Ayrıca, pankartın hemen yanındaki aracın konumu da tamamen aynı.

AFP video linki: https://www.youtube.com/watch?v=-Q6V4UzwvE8


Видео недоступно для предпросмотра
Смотреть в Telegram
Rusya'da güvenlik güçlerinden komünistlere sert müdahale: Onlarca gözaltı

Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF), bugün Moskova'da, 4 Ekim 1993'te Sovyetler Evi çalışmalarında ölenlerin anmak amacıyla bir eylem düzenlendi.

Eylemin sona erdiği sırada polis tarafından çok sayıda kişi gözaltına alındı. KPRF'nin açıklamasına göre yaklaşık 60 kişi polis araçlarına götürülürken, gözaltına alınanların büyük bölümünün gençlerden oluştuğu belirtildi.

Komünistler neyi anıyordu?

1993'te dönemin Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin ile parlamento arasında büyük bir iktidar krizi yaşandı. Yeltsin, parlamentoyu feshetmeye kalkınca parlamento bunu tanımadı ve Rusya Federasyonu Yüksek Sovyeti ile ona bağlı milletvekilleri karara direndi.

Çatışmanın merkezi, Moskova'daki Beyaz Saray (Sovyetler Evi) oldu.

Parlamento yanlıları (komünistler) binayı savunurken, Yeltsin yönetimi binanın kuşatılmasını ve ardından askeri güç kullanılarak ele geçirilmesini emretti.

2–4 Ekim günlerinde Moskova'da ciddi çatışmalar yaşandı. 4 Ekim'de Rus ordusuna bağlı birlikler Beyaz Saray'ı tanklarla bombaladı. Parlamento binası daha sonra teslim oldu ve direniş sona erdi.

Ölü sayısı konusunda farklı rakamlar bulunsa da, yüzlerce komünistin hayatını kaybettiği, yakalandığı ve gözaltına alındığı biliniyor.


Rus medyasında skandal bir 'Fransa protestoları' yazısı yayınlandı.

Yazar Rachel Marsden, Paris'te yaşayan Kanadalı bir sağcı yazar ve aktivist. Fransa protestolarının öğrencilerin dertlerinden ibaret olmadığını savunuyor, yaşananları bir tür 'aşırı sol komplo' olarak tarif ediyor.

Yazıdan bazı alıntıları okuyalım önce:

"Şımarık Fransız çocukları yine iş başında. Bu kez kendi okullarını, üstelik en az bir tanesi daha yepyeni olan okulları yakıyorlar.

Peki Fransa bu küçük holiganları nasıl cezalandırıyor? Dersleri evlerinin rahatlığında, çevrim içi takip etmelerini sağlayarak. Buzdolabı da sadece birkaç adım ötelerinde.

Bazen tuvaletlerde tuvalet kağıdı bile olmadığından şikayet ediyorlar. Devlet gelip arkanızı da mı silsin?"

Rus medyası eskiden Avrupa'daki toplumsal olayları eksiksiz ve tüm detaylarıyla verirdi. Bunu yaparken de Avrupa'da -geneli sol görüşlü- isimlere mikrofon uzatır, yazıları için köşe verirdi. Ukrayna savaşından sonra girişilen 'yeni muhafazakar' inşa ise aynı yöntemi bu sefer bambaşka bir ideolojik çizgiye taşıdı.

ABD ve Avrupa'nın 'gaylikten' veya 'çevrecilikten' yıkılacağını zannede zannede (bunları da kendileri düşünmedi, şimdilerde kızdıkları Trump ve ideologlarından öğrendiler) ellerinde anca böyle Marsden gibi meczuplar kaldı.

Onlar da bütün yaşananları kendi kafalarında icat ettikleri, gerçeklikle pek de ilgisi bulunmayan bir 'aşırı sol' tarifi üzerinden anlatmaya çalışıyor.


(Uluslararası ilişkiler) Çin ve Amerika ile stratejik ortaklık ilişkileri kurduk. Çin'le Kapsamlı Stratejik Ortaklık Bildirgesi imzalandı, Amerika Birleşik Devletleri ile Stratejik Şart imzalandı. Bunlar dünyanın iki süper gücüdür, üçüncüsü yoktur. Bu ülkeler arasında doğal olarak meseleler görüşülüyor ve belirli bir rekabet de var. Bu ülkelerin ortak bir anlayış temelinde kuralları belirlemesi bütün dünya için çok önemli bir faktör olabilir. İşte Azerbaycan bu iki süper güçle stratejik ortaktır. Yani nüfusumuz ve topraklarımız o kadar büyük değil. Nedir bunun nedeni? Bize duyulan güven, bize yönelik yaklaşım, sözümüze duyulan güven. Artık dünyada sözümüzün imzamız kadar değerli olduğunu bilmeyen yok.

(Ekonomi) Artık talimat verildi; gelecek yıl asgari ücret artırılacak, emekli maaşları artırılacak, sosyal yardımlar artırılacak. Büyük harcamalar yapılmasına rağmen -askeri meseleler, ordu yapılanması, sınırların korunması, Karabağ'ın yeniden inşası için- döviz rezervlerimizi yıldan yıla artırıyoruz ve artık döviz rezervlerimiz 90 milyar dolara ulaştı. Bu rakam dış borcumuzun yaklaşık 20 katıdır. Eğer biri dünyada böyle ikinci bir ülke bulursa bana söylesin, ben de bileyim.

(Petrol ve gaz ihracı) Maalesef çevremizde devam eden savaşlar durmuyor; biz bunların durmasını çok isterdik, ama durmuyor. Bu nedenle ürünlerimize ve doğalgazımıza olan talep daha da artacak.


Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ilham Aliyev, Yeni Azerbaycan Partisi'nin 8. Kongresi'nde uzun bir konuşma yaptı. Konuşmaya dair parçalar sosyal medyada dolaşıma girdi ve herkes kendi yorumunu yapıyor.

Aliyev'in tüm konuşmasını okudum, öne çıkanları aynen aktarıyorum:

(Kongrenin önemi) Kongremiz yeni bir sosyo-politik ve jeopolitik ortamda gerçekleştiriliyor. Bu, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tamamen yeniden tesis etmesinin ardından düzenlenen ilk kongremiz.

(Karabağ savaşı) İkinci Karabağ Savaşı bizim şanlı tarihimizdir. 8 Kasım sonsuza kadar bayramımız olacaktır. 20 Eylül de aynı önemi taşımaktadır. Çünkü Azerbaycan tam olarak 20 Eylül 2023'te ayrılıkçılığa son verdi, işgale son verdi, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini yeniden tesis etti. Bir zamanlar “Karabağ Ermenistan'dır, nokta” diyenler artık “Karabağ Azerbaycan'dır!” diyor. Bunu mecburen söylüyorlar.

(Parti tarihi anlatısı) eni Azerbaycan Partisi'nin kurulması, tekrar söylüyorum, halkın talebiydi. Haydar Aliyev'in yeniden iktidara dönmesi halkın talebiydi. Çünkü halk çok iyi biliyordu ki Haydar Aliyev Politbüro'dan, Sovyet yönetiminden uzaklaştırıldıktan yalnızca iki hafta sonra, Kasım 1987'de Ermeni milliyetçileri Karabağ'ı Ermenistan'a bağlamak için girişimde bulunmuştu. Bu öneri Sovyet yönetimi ve Bakü celladı Gorbaçov tarafından desteklenmişti.

(Devletin hedefleri) Elbette yıllar geçtikçe taktik ve hatta stratejik hedefler de belirli ölçüde değişiyor, ancak ana hat değişmeden kalıyor: bağımsızlık, devletçilik, ekonomik bağımsızlık, güçlü askeri kapasite ve kendi imkânlarımızdan azami ölçüde yararlanabilme imkânı.

(Dünyadaki güncel durum) Çevremizdeki bölgeler alevlenmiş, kaynıyor. Savaşlar sona ermiyor; aksine yeni savaş ve çatışma noktaları ortaya çıkıyor: hem kuzeyde, hem güneyde, hem de Orta Doğu'da. Yani çevremizde, bütün çevre kuşağımız boyunca savaşlar ve çatışmalar devam ediyor ve bu savaşları durdurmak için herhangi bir uluslararası mekanizma yok, muhtemelen de olmayacak.

(Bakü'nün askeri hedefleri) Öyle bir güç elde etmeliyiz ve ediyoruz ki hiç kimsenin aklına Azerbaycan'a karşı herhangi bir provokasyon yapmak bile gelmesin. Bu nedenle bu birinci görevdir ve bugün görüşülen devlet bütçemizde, gelecek yılın bütçesinde askeri ve güvenlik meselelerinin yine ön planda olması tesadüf değildir. Bu amaçlar için yaklaşık 9 milyar manat kaynak ayrılması öngörülüyor.

(Bağımsız politika söylemi) Azerbaycan güçlendikçe, daha aktif ve açık bağımsız bir politika yürüttükçe, bize yöneltilen her oka karşı 10 ok geri fırlattıkça, üzerimizdeki baskılar daha da artacaktır. İşte biz bugün bize yönelik tek bir darbeyi bile karşılıksız bırakmıyoruz. Bir darbeye belki iki, beş, on darbe ile karşılık veriyoruz ki herkes yerini bilsin, bizim işlerimize karışmasın, yaşam tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin. Herkes kendi halkına ve devletine sahip çıksın.

(İdeolojik alan) Elbette ideolojik alanımız yabancı unsurlardan ve yabancı etkilerden arındırılmış olmalıdır. Bu aynı zamanda bizim dış politika stratejimizdir. Dış politikamızı öyle kuruyoruz ve bundan sonra da öyle kurmalıyız ki hiç kimse işlerimize müdahale etmesin. Kimsenin yardımına da ihtiyacımız yok, himayesine de. İhtiyacımız olduğu zaman hiç kimse bize yardım etmedi.

(Silahlar konusu) Ne aldıysak parayla aldık. Buna bütün silahlar da dahil; onları da parayla, üstelik dünya fiyatlarından, son mermisine kadar satın aldık. Size birinci ağızdan ve tam sorumlulukla, Başkomutan olarak, bütün bu meseleleri yöneten kişi olarak söylüyorum. 2003'ten bu yana Azerbaycan'ın ne kadar silahlandığını biliyorsunuz; hem yerli üretim oluşturdu hem de yurt dışından satın aldı. Bir kez bile bize bir manat, bir dolar indirim yapmadılar. Hatta bazen dünya fiyatının birkaç katına sattılar. Biz de buna göz yummak zorunda kaldık.


Hindistan’da üniversitede cinsel saldırı iddiaları protestoya dönüştü: Öğrenciler yolu kapattı, eşyaları ateşe verdi

📌 Olaylar Hindistan’ın Pencap eyaletindeki Lovely Professional University’de (LPU) yaşanıyor. Bir öğrencinin cinsel saldırıya uğradığı yönündeki iddialar kampüste yayılınca, öğrenciler protesto düzenledi. Protestolar sırasında üniversiteye ait eşyalar ateşe verildi, önemli bir otoyol trafiğe kapatıldı.

📌 LPU, Pencap'ın en büyük özel üniversitelerinden biri. Okuldaki olaylar ise ilk defa yaşanmıyor.

📌 Eylül 2022'de, 23 yaşındaki bir kadın yurt odasında bilinçsiz halde bulunduktan sonra hayatını kaybetmişti. Ölümün, kadının eski okulundaki profesörü tarafından intihara sürüklendiği öğrenilince adalet talebiyle protestolar düzenlenmişti.

📌 Mayıs 2024’te ise başka bir öğrenci, yurdun 10. katından düşerek hayatını kaybetmiş, polis olayı şüpheli bularak inceleme altına almıştı. Bu olayın ardından da üniversitede protesto ve çatışmalar yaşanmıştı.

📌 Aynı yılın Kasım ayında da, yine başka bir kadın öğrenci, üniversite yurdunun 6. katından düşerek hayatını kaybetmişti.

📌 Mayıs 2025'teyse üniversite çevresinde 24 yaşındaki bir öğrenci bıçaklanarak öldürülmüş, aynı saldırıda kuzeni ağır yaralanmıştı. İddia, öğrencinin bir taciz olayını önlemeye çalışırken öldürüldüğü yönündeydi.

📌 Şüpheli ölümlerin tamamında cinsel saldırı şüphesi var. Öğrenciler isyan noktasında, yetkililerin ise çözüm bulmak ve önlemek konusunda yetersizliği tepki çekiyor...


Hollanda’da bebeğe ötenazi...

📌 Hollanda'da ilk kez, iki yaşına yaklaşan bir bebeğe ötenazi uygulandı. Hollanda’da 2024 yılında yürürlüğe giren düzenlemeye göre, 1-12 yaş arasındaki ağır ve tedavi edilemez hastalıklarda ötenazi seçeneği var.

📌 Ötenazi yapılan bebek, hamileliğin 26. haftasında dünyaya geldi, iki yıl boyunca ciddi beyin hasarına bağlı serebral palsi, ağır görme bozukluğu, ilaç tedavisine büyük ölçüde yanıt vermeyen şiddetli epileptik nöbetler ve nefes almayı ve yutmayı zorlaştıran akciğerlerde yoğun mukus birikimi gibi ağır sağlık sorunları yaşadı.

📌 Doktorlar ve çocuğun ailesi, uygulanan tıbbi ve destekleyici tedavilere rağmen bebeğin durumunda düzelme olmadığına karar verdi. Bir diğer konu ise bebeğin çektiği acı. Doktorlar başta ‘çekimser’ kalsa da, daha sonra yapılan tıbbi değerlendirmelerde bebeğin yaşadığı acının dayanılmaz olduğu sonucuna varıldı.

Ötenazi bebeklerde nasıl uygulanıyor?

📌 Hollanda’da hem ötenaziye, hem de uygulanma sürecine dair yasal düzenlemeler mevcut. Örneğin, ötenazi sürecinde doktorun tıbbi açıdan gerekli özeni gösterip göstermediği dört farklı uzmanlık alanından doktor, bir hukukçu ve bir etik uzmanından oluşan özel bir değerlendirme komisyonu tarafından inceleniyor.


Japon siyasetinde ‘çocuk kolları’ dönemi mi?

📌 Tokyo Bölge Mahkemesi, 18 yaşından küçüklerin seçim kampanyalarına katılmasını yasaklayan ve ihlal halinde ceza öngören düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti. Davayı, 17-20 arasındaki 4 genç, yasakların ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasıyla açmıştı.

📌 Mahkeme gençlerin talebini kabul etti, Anayasa’nın ifade özgürlüğünü güvence altına alan 21. maddesine aykırı olduğuna karar verdi ve oy kullanma hakkına sahip olmayan küçüklerin de ifade özgürlüğünden yararlanabileceğini söyledi.

📌 Japonya’da 1952’de devreye giren mevcut düzenleme uyarınca 18 yaşından küçüklerin seçim kampanyalarına katılması yasaktı. İhlal halinde bir yıla kadar hapis veya 300 bin yen para cezası uygulanabiliyor, ayrıca belirli siyasi haklardan beş yıla kadar mahrumiyet söz konusu olabiliyordu.

Показано 20 последних публикаций.